Prof. Dr. Nevzat Tarhan Helal Gıda Kongresi'ne katıldı

Prof. Dr. Nevzat Tarhan Helal Gıda Kongresi'ne katıldı

Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, 4. Uluslararası Helal ve Sağlıklı Gıda Kongresi'ne konuşmacı olarak katıldı. "Yaratılış gayesine uygun fayda üretmek, muhtemel zararları tespit ederek tedbirler önermek, alternatif ve yenilikçi düşünerek ulusal ve küresel boyutta süreçler geliştirmek" misyonu ile çalışmalar yapan Helal ve Sağlıklı Gıda Platformu tarafından kongreye davet edilen Tarhan, "Helal Kavramının Günlük Hayata Uyarlanmasında Karakter Eğitiminin Rolü" başlıklı bir sunum yaptı. Tarhan, kişinin helal-haram hassasiyeti ve helalleşme çabasının narsizmini rehabilite etmesi demek olduğunu söyledi.

Kongre, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi ve Karabük Üniversitesi işbirliğiyle Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Etlik Yerleşkesi Milli İrade Binası'nda gerçekleştirildi.
Ana teması; Helal Yaşam, Helal Gıda, Helal Ürün ve Helal Hizmet olarak belirlenen kongrede önemli konulara değinen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, "helalden helalleşmeye" kavramını ele aldı.
Prof. Tarhan konuyu şu sözlerle değerlendirdi.

Olumluyu beslemezsek olumsuz gelişir

Helal kelimesinin karşıt kavramının ‘Haram’ olduğunu biliyoruz. İnsanın kişilik gelişiminin temel dinamiği “zıtların dinamik dengesi” üzerine oturmuştur. ‘Davranışsal Entropi’ olarak bilinen termodinamiğin ikinci yasasına göre biz olumluyu beslemezsek olumsuz kendiliğinden yayılır. Bir tarafta “iyi-doğru-güzel-helal” yönünde müspet eylemler yapıldıkça zıddı olan menfi eylemler ayrık otları gibi dünyamızı işgal eder. “Kötü-yalan-çirkin-haram” istikametinde sistem işlemeye başlar. Kişilik gelişiminde psikolojik sermayemizi iyi yönünde veya kötü yönünde artırmak yaratılıştan bizim cüz-i irademize bırakılmıştır. O halde hem çocuklarımıza hem de kendimize bu eğitimi vermek iki dünya mutluluğumuz için de geçerlidir.
 
Prof. Dr. Nevzat Tarhan Helal Gıda Kongresi'ne katıldı 2

Helalden helalleşmeye
 
Bir değer olarak Helalleşme bizim kültürümüzde var olan Batı dünyasının ve kapitalist sistemin anlayamadığı kişilik gelişiminde değerli bir yöntemdir. Helalleşme herhangi bir menfaat olmaksızın, kul hakkına dayanan ve karşılıklı rızayı ifade eden önemli bir değerdir. Kul hakkının bir değer olarak yaşatılması, sosyal barışa katkı bakımından mühimdir. Çünkü herkes farkında olmadan bir başkasına zarar verebilir ya da hata yapabilir. Hiçbir insan yoktur ki, başkasının sahip olduğu maddi ya da manevi şeylerle ilgili hak ihlalinde bulunmasın. Özellikle güçlü, varlıklı ve ünlü kişilerin başkalarının hakkını ihlal etme ihtimalleri yüksektir. Mesela, köyde yaşayıp elinde silahı olan kişinin, köylülerin hakkına tecavüz ederek sınırlarını genişletmesi ve güçsüzlerin sesini çıkarmaması, bugüne de pek çok filme de konu olmuş hak ihlallerindendir.
 
Helalleşmek, psikolojik olarak el sıkışmak demektir
 
Bir değer olarak helallik kavramının yaşatılması, insanlardaki düşmanlık duygularını zayıflatır. Sadece haksızlığı uğrama ve onurunun zedelenmesi duygusu bile, kişide hayat boyu travma oluşturabilir. Ancak helalleşmek, uzlaşmayı getirir ve bu da psikolojik anlamda el sıkışmak demektir. Bu el sıkışmanın sağlanabilmesi için, helallik kavramının toplumun zihin haritasında yaşıyor olması gerekir. Böylelikle birey toplumsal ahlaka katkıda bulunmuş olur.
 
Helalleşme çabası kişinin narsizmini rehabilite etmesi demek
 
Helalleşmenin önemli bir kısmı, içten içe yapılan özeleştiridir. Geri kalanı ise değerbilirlik ve kadirşinaslıktır. Helalleşmek isteyen kişi, mevcut sorunu yarı yarıya tanımlamış demektir. Bana ait olmayan bir şeyi aldım deyip, bir nevi özeleştiri yaparak kendi sorumluluğunu üstlenmiş olur. Bunun gibi, kişinin yaptığı hatalardan dolayı yaratıcıya tövbe etmesi de özeleştiri kapsamında değerlendirilebilir. İstiğfar etmek, bir anlamda haddini bilmek, kendini gözden geçirmek demektir. Özellikle İslamiyet, özeleştiri ve helalleşme kültürünü teşvik etmiştir. Bir başarı söz konusu olduğunda bile, bunun ne kadarının kişinin kendi hakkı, ne kadarının kendisine yardım edenlerin hakkı olduğunun farkına varması, ince ancak gerekli bir ayrımdır. Mesela savaşlarda bir tabur, kaleyi aldığında başarı bütün taburundur. Ancak kaybederse, başarısızlık taburun değil, komutanındır. Helal-Haram hassasiyeti ve Helalleşme çabası bir insanın kendi Narsisizmini rehabilite etmesi demektir. Bunun sonucu insan hem kendisi ile hem de sosyal doku ile barışık bir birey olabilir.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan Helal Gıda Kongresi'ne katıldı 3

6 farklı alt oturum gerçekleştirildi

Kongrede ayrıca 6 farklı alt oturum gerçekleştirildi ve Helal Gıda ve Beslenme, Yaşam Boyu Sağlık, Helal Yönetim Ticaret ve İşletme, Helal Turizm, İlahiyatta Helallik Kavramı ve Eğitimde Helallik Kavramı derinlemesine ele alındı.
Kongrenin sonuç bildirgesinde, belirlenen alt tema oturumlarında sunulan içeriklerin, sadece inanç hassasiyeti dolayısıyla Helal yaşam kavramını içselleştirmiş olan insanlara değil yeryüzünde yaşayan tüm insanlığın hayrına olacak bir yaşam tarzı olarak sunulması yolunda temel mesajların ve bir yol haritasının verildiği dile getirildi.

Okunma : 1368

ÜHA

 

İlgili

23 Aralık 2016
"Kişisel Haberler" içerisinde
07 Temmuz 2017
"Psikiyatrist" içerisinde
07 Haziran 2016
"Kişisel Haberler" içerisinde

Haberler

Foto Galeri