
Başakşehir Emin Saraç Kültür Merkezi’nde düzenlenen söyleşiye Başakşehir Belediye Başkan Yardımcısı Haluk Dikbaş, Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Basri Akdemir, psikologlar, vatandaşlar ve çocuklar katıldı. Moderatörlüğünü Yusuf Özkan Özburun’un yaptığı söyleşide Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Risale-i Nur’un yazarı Çağın Vicdanı Bediüzzaman Said Nursi’yi kendi mesleki ve akademik birikiminin ışığında çözümleyerek onun hayatı ışığında, insanın akıl ve kalp yolculuğunu anlattı.
Prof. Tarhan, Bediüzzaman Said Nursi‘nin tefekkür sistemini, kainat görüşünü ve ulaştığı imani sonuçları analiz ettiği “Akıldan Kalbe Yolculuk” adlı kitabı ışığında ulaştığı sonuçları anlattı.
Önce akıl sonra kalp

“Politize din duygusu, önyargıya sebep oluyor”
Eskiden inkarın cehaletten, bugün ise fenden ve felsefeden geldiğine dikkat çeken Prof. Tarhan, bugün din duygusunun politize edildiğini ve insanlarda bir önyargı oluşturduğunu söyledi. Tarhan “Günümüzde sadece kabul üzerine dindarlık bir sıkıntı oluşturuyor. Peygamber Efendimiz (sav)’e Ahir zamanda nasıl cihat edilir? diyorlar. Efendimiz ”Hüccet silahı ile cihat ederdim” buyuruyor. Hüccet delil demektir. Bu zamanda bir iddia ile çıkıyorsan bilimsel bir delil bularak sağlamlığını sağlayacaksın. Bugün materyalist düşüncenin ön plana çıktığı dünyada dine karşı bir önyargı var. Din duygusu politize edilmiş ve önyargı oluşturmuş. Batıda dinden uzaklaştıkça modernleşmiş fakat bizim temel kavramlarımız aynı olmadığı için bize uymuyor. Çünkü bizim kavramlarımız dine zıt değil.” diye konuştu.

Kimsesiz çocuklara anne sevgisi projesi
Aynı zamanda Mutlu Yuva Mutlu Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Başkanı olan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile imzalanan protokol ile Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme kurumundan alınan kimsesiz çocukları ev ortamında yetiştirdikleri projeden söz etti.
İstanbul’da 35 tane evde 200'e yakın çocuğa anne sevgisi verdiklerini dile getiren Tarhan, “Annesi basası tarafından çocuklarımız caminin önüne bırakılıyor ya da aileler çocuklarına sıcak bir ortam sağlayamıyor ve bu çocuklarımız yurtlara konuluyor. İşte sorun da burada devam ediyor. Yurtlar ne kadar çocuklarımıza bilimsel olarak alt yapıyı hazırlasa da psikolojik ihtiyaçları tam olarak karşılayamıyor. Çeşitli derneklerle bu çocuklara anne yerine bakıcı anne uygulamasını getirdik. Bu yüzden de anne yerine geçen bakıcı anne kişilerin olması gerekiyor” dedi.

Okunma : 5327